Satranç Oyununun Tarihi

İster ahşap taşlarla ister bilgisayar üzerinde oynayın satranç zengin tarihi olan bir oyundur. Satranç oyunu muhtemelen iki ila dört kişi tarafından oynandığı için “dört parçalı” adı verilen Hint kökenli Çaturanga oyunundan türetilmiştir. oyunların ilk hali günümüzdekinden bir miktar farklılık gösteriyordu ancak bu antik oyun günümüz satrancına çok benziyordu ve birçok tarihçi tarafından satranç oyununun kökeni olarak kabul edilir.

Araplar oyunu İranlılardan öğrendiler ve savaşmakta oldukları ve kimi zaman topraklarını işgal ettikleri Avrupalılara tanıttılar. İran oyunlarına aşina olmayan Avrupalılar oyundaki taşları kendi toplumlarını yansıtacak biçimde yeniden adlandırdılar. Bu bakımdan bugün satrancı ister geleneksel ahşap taşlarla ister 21. yüzyılın elektronik satranç sistemleri ile oynayalım oynadığımız oyun

Satrançtaki piyonlar serflerdir. Serflerin sayısı ortaçağ Avrupa’sında asiller ve din adamlarından fazlaydı. Satranç’ta da sayıları diğer taşlardan fazladır ve asillerin mülkiyetinde olarak kabul edilirler. Asillerin serfleri koruduğu kabul edilmesine rağmen asillerin kendi savaşları ayrıdır ve gerçekte serfler düzenli orduyu ve asilleri korumak için kolayca feda edilebilecek unsurlar olarak kabul edilir. Bu senaryo günümüz satrancında da geçerlidir. silah oyunları Piyonlar kolayca feda edilebilir.

Satranç tahtasının iki ucunda kaleler vardır. Bunlar ortaçağda güvenli limanlardı. Kalelerin yanında atlar vardır. Bunlar esasen süvari askerlerini temsil etmektedir. Usta oyuncular atları çoğu durumda oyunun hemen başında tahtaya sürerler ki bu da eski zaman savaşları ile benzerlik taşımaktadır. Atlarında yayında filler bulunmaktadır. Bunlar Hindistan gibi ülkelerde savaşlarda kullanılan filleri temsil ederken Avrupa ülkelerinde ortaçağda son derece güçlü bir konuda olan piskoposları temsil ederler. Bu ülkelerde fillerin çapraz hareketi Kilisenin dolaylı politik etkisini sembolize etmektedir.

Merkezde en güçlü iki figür bulunmaktadır. Şah ve vezir. Bu taşlara doğu ülkelerinde gerçekten adlarının temsil ettiği yöneticiler karşılık gelirken Avrupa ülkelerinde kral ve kraliçe olarak adlandırılırlar ve bu ülkelerde kraliçelerin önemli etkisi göz önünde tutulduğunda bu adlandırma haksız değildir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.