Barbie giydirme, giysi giydirme oyunları ile makyaj

 

Bu kitaptaki araştırmaların çoğu ÇOKAUM’un çekirdek ekibi olan akademisyenler tarafından gerçekleştirildi ve yurt içindeki ve dışındaki kongrelerde bildiri olarak sunuldu, bazıları Türkçe ve İngilizce olarak yayımlandı. Bu yayınları Neslihan Güney giysi giydirmece oyunları yeniden derledi ve yayıma hazırladı (ayrıca kitaba bir de oyun araştırmaları kaynakçası ekledi). Kök Yayıncılık’ın sahibi ve yöneticisi Celal Musaoğlu, hazırlanan kitabı ÇOKAUM adına yayımlamayı kabul etti; bu değerli katkısından dolayı kendisine teşekkür borçluyuz. Böylece Türkiye’de çocuk oyunlarını farklı bir yaklaşımla ele alan araştırmalarımızın kitap olarak da geniş bir okur kitlesine ulaşacağını ve hizmet vereceğini umuyoruz. Oyun konusu insanoğlunun dikkatini her zaman çekegelmiştir (Huizinga 1995). Batıda çocuk oyunlarından söz eden eski kaynağın on üçüncü yüzyıla, Doğuda ise on birinci yüzyıla kadar gittiği bilinmektedir. Buna karşılık bilimsel araştırmaların tarihi bir yüzyıldan fazla değildir. Önce felsefede, pedagojide, antropolojide başlayan oyun giysi giydirmece oyunları  araştırmaları ve kuramları sonra psikolojide ve sosyolojide gitgide artarak sürmüştür; en yeni çalışmalar ise çocukluğun tarihi alanında yapılmıştır. Kuramsal ve görgülü araştırmalarda ele alınan belli başlı konular oyun-iş ayırımı, oyunun çocuğun gelişimine katkısı, serbest ve programlı oyunların farkı, modern yaşam tarzının oyuna etkisi gibi konulardır. Oyun araştırmalarında en önemli sorunun yöntembilim sorunu olduğu, sık sık tekrarlandığı için doğru olduğu varsayılan görüşlerin mutlaka irdelenmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Oyunla ilgili kuramların on dokuzuncu yüzyılın sonu ile yirminci yüzyılın başında geliştiği görülmektedir. Friedrich barbie giysi giydirme  Froebel’in kuramı oyunun eğitsel değerine ilişkin görüşleri pekiştirdi. Herbert Spencer oyunda “fazla enerji” kuramını ortaya attı; Karl Groos Spencer’i eleştirerek “egzersiz” ya da “uygulama” kuramını geliştirdi. makyaj yapma oyunu oyna Stanley Hall Gross’un egzersiz kuramını yetersiz ve yüzeysel bularak oyunu “özünü yineleme” kuramına bağladı. Maria Montessori de Froebel barbie giysi giydirme  gibi çocuğun yetişkinin denetiminde kendi girişimiyle etkinlikte bulunmasını savundu; ama sosyodramatik oyunu değil, oyun malzemeleriyle yapılan inşa oyununu daha önemli saydı. Jean Piaget, bilişsel gelişim kuramında, Groos’un oyunun bir ön egzersiz olduğu görüşünü ve oyunun öğrenmede önemli olduğu yaklaşımını eleştirdi. Piaget’in kuramında oyunda özümleme önemlidir, oysa öğrenmede gerçekliğe uyum sağlamak söz konusudur. Piaget’e göre oyunun temel işlevleri, tekrarlama yoluyla mevcut becerileri geliştirmek ve çocuğa bir egemenlik duygusu kazandırmaktı. Sigmund Freud oyun konusuyla doğrudan ilgilenmemekle birlikte, psikanalitik kuram oyun terapisi yaklaşımında etkili olmuştur. Oyun, gerçeklik içinde ortaya çıkması tehlikeli olabilecek cinsel ve saldırgan dürtülerin güvenli bir biçimde dile getirilmesini sağlıyor, makyaj yapma oyunu oyna travmatik olayların üstesinden gelmeye ve rahatlamaya yardımcı olabiliyordu

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.