Harry potter ve ölüm yadigarları

Harry Potter serisinin son kitabı olan Harry Potter ve Ölüm Yadigarları, Türkiye’de dahil onlarca ülkede bir kez daha gişe rekorları kıran bir sinema şaheseri. J.K. Rowling’in yazdığı ve İngilizce baskısı 21 Temmuz 2007’de piyasaya çıkan Harry Potter ve Ölüm Yadigarları (Harry Potter and thı deathly hallows), Türkçe’ye de çevrilerek piyasaya sürülmüş bir kitap. Harry Potter ve Ölüm Yadigarları Bölüm 1, 19 Kasım’da vizyona girdi ve seyirci rekoru kırdı. Bölüm 2 ise 15 Temmuz 2011’de vizyona girecek. Bölüm 1;  Harry, Ron ve Hermione’nin Voldemor ‘tun ölümsüzlük sırrını barındıran Hortkuluklar ’ın izini sürüp yok etmek görevini üstlenip yola çıkmalarıyla başlıyor. Profesörlerinin yönlendirmeleri ve  Prof. Dumbledore’un koruması olmadan, tek başlarına yola çıkan üç arkadaş şimdi her zamankinden daha çok birbirlerine güvenmek zorundalar. Fakat, onları tehdit ederek ayrı düşmelerini sağlamak isteyen Karanlık Güçler de aralarında.

Diğer yandan, büyücülük dünyası Karanlık Lord’un tüm düşmanları için tehlikeli bir yere dönüşmüştür. Bir süre önce korkulan savaş başlamış ve Voldemort’un ölüm Yiyicileri Büyü Bakanlığı’nın kotrolünü zorla ele geçirerek terör estiriyor ve  kendilerine karşı olabilecek herkesi tutukluyor. Ama, Voldemort için en değerli olan ganimeti; Harry Potter’ı hala bulamamışlardır. Seçilmiş kişi artık aranan kişidir ve ölüm Yiyiciler Voldemort’a “canlı” olarak teslim etmek üzere onu aramaktadırlar. Harry ‘nin tek umudu Voldemort onu bulmadan önce Hortkuluklar’ı bulmaktır. Ama, ip uçlarını araştırdıkça neredeyse unutulmuş olan eski bir efsaneyi ortaya çıkartır- ölüm yadigarları ‘nın efsanesi. Eğer bu efsane gerçekleşirse, Voldemort aradığı üstün güce erişebilecektir. Aslında Harry ‘nin geleceği, geçmişte yaşadığı ve tüm geleceğini etkileyen “sağ kalan çocuk” olduğu kader gününde belirlenmiştir. O, artık sadece bir çocuk değildir, Harry, Hogwarts’a ilk adımını attığı günden beri hazırlanmakta olduğu Voldemort’la nihai mücadelesine giderek daha da yaklaşmaktadır. David Yates ‘in yönettiği, yapımcılığını David Heyman  ve David Barron ‘un üstlendği filmin başrollerinde Daniel Radcliffe, Rupert Grint ve Emma Watson oynuyor yine.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.